Ana sayfa / İlçe / Tarih
Opiunte'den bugüne
Bir liman adı, beş yüzyıllık bir yerleşim dönüşümü, iki yıllık bir işgal ve iki kez küçülen bir kaza.
Zaman çizelgesi
Aşağıdaki çizelge, ilçe tarihinin arşiv kayıtlarına ve akademik literatüre dayanan başlıca dönüm noktalarını sıralar. Nüfus rakamları farklı vergi ve sayım usullerine dayandığı için doğrudan karşılaştırmaya elverişli değildir.
Opiunte limanı
Bölge, yazılı kaynaklarda bilinen bir liman olarak anılır. Kıyı ve iç kesimler Kolhis halklarının yerleşim alanıdır.
Vadi boyu yerleşme
Solaklı havzasının hemen her kıvrımında karma tarım yapan yerleşmeler kurulur; vadi, Karadeniz'in güney kıyısındaki en yoğun yerleşilmiş vadi sistemlerinden biri hâline gelir.
Osmanlı hâkimiyeti
Trabzon'un Osmanlı Devleti'ne katılmasıyla Of da yeni idari düzene dâhil olur. Fetihten sonra iki yüzyıl boyunca halkın büyük bölümü Hristiyan kalmaya devam eder.
Oymak iskânı
Karamanoğlu, Dulkadiroğlu ve Akkoyunlu'ya bağlı oymaklar güneydeki vadilere yerleştirilir. Gürcistan'dan gelen Kıpçaklar bölgedeki Türk nüfusunu besleyen ikinci kaynak olur.2
Kadı arizası
Of kadısının Haziran 1615 tarihli arızasında, Trabzon beylerbeyi Ömer Paşa'nın baskısı yüzünden hemen her köyden 5–10 hanenin yerini terk ettiği; arazinin taşlık ve ormanlık olması nedeniyle dışarıdan arpa ve buğday getirildiği belirtilir.3
Hristiyan nüfusun daralması
Bu tarihte Of kazasının 14 köyünde Hristiyan nüfus kayıtlıdır. Müslümanlaşma kademeli ve uzun süreli bir süreç olarak ilerler.
Mufassal Avarız Defteri
Vergi mükellefi ve muaflarla birlikte 2.130'u Müslüman, 70'i Hristiyan olmak üzere 2.200 erkek kayıtlıdır. Nüfustaki daralma Celâlî isyanları, yönetici baskısı ve kıtlıkla ilişkilendirilir.
Bir konsolosun notları
Fransa'nın Trabzon'daki geçici konsolosluk görevlisi Victor Fontanier, üç bin evlik yerleşimde halkın Rumca konuştuğunu ve merkezî otoritenin bölgede zayıf olduğunu aktarır.3
Salnamede "Ofis"
Trabzon Vilayet Salnamesi, kazanın yollarının yılankavi oluşuna dayanan bir ad açıklaması kaydeder.
61.249 kişi
Kaza nüfusu, cumhuriyet öncesi kayıtlarda altmış bin bandındadır.
Cephe Of'a dayanır
Rus kuvvetleri 24 Şubat'ta Rize'yi alır ve Of sınırına ulaşır. Baltacı Deresi hattında askerî birlikler ile yöre halkından oluşan gönüllüler ortak savunmaya geçer.
Of işgal altında
Direnişe rağmen ilçe Rus işgaline girer. Kelali Tepeleri'nde çatışmalar birkaç gün daha sürer.
İşgalin sonu
Rusya'daki devrim sonrası çekilmeyle birlikte Trabzon ve doğusundaki ilçeler kurtarılır. Geri dönen halkı yıkılmış köyler ve yoksulluk karşılar.
İlk cumhuriyet sayımı
Kaza nüfusu 64.585 (718 kent, 63.867 köy). Nüfusun neredeyse tamamı kırsalda yaşamaktadır.
Of felaketi
Çok sayıda köylünün ölümüne ve evini kaybetmesine yol açan büyük sel baskını. Afetin ardından halkın bir bölümü Maçka'ya göç etmek zorunda kalır.
Çaykara ayrılıyor
Of'a bağlı nahiye olan Çaykara ilçe statüsü kazanır. İlçenin yüzölçümü ve nüfusu ilk kez ciddi biçimde daralır.
Hayrat ve Dernekpazarı
Güneydeki iki yerleşim de ayrı ilçelere dönüşür. Of'un idari alanı bugünkü sınırlarına yaklaşır.
Büyükşehir düzenlemesi
6360 sayılı kanunla Trabzon büyükşehir olur; ilçedeki belde belediyeleri ve köyler mahalleye dönüştürülür.
43.879 kişi
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre güncel ilçe nüfusu. İlçe, yaklaşık kırk üç bin bandında yeni bir dengeye oturmuş durumdadır.
İskân ve dönüşüm
Of'un nüfus yapısındaki dönüşüm, tek bir politikanın değil uzun süreli bir üst üste binmenin sonucudur. Osmanlı idaresi, rakip beyliklere bağlı oymakları Trabzon havzasına yerleştirerek hem onların güneydeki nüfuz alanını zayıflatmış hem de yeni fethedilen bölgedeki Müslüman nüfusu artırmıştır. Bu iskân siyasetinin doğrudan bir "din değiştirtme programı" biçiminde yürütüldüğünü söylemek ise tarihî verilerle örtüşmez; kaynaklar kademeli ve yerel dinamiklere bağlı bir süreci işaret eder.2
Sonuç, bugün hâlâ görülebilen katmanlı bir kültürel dokudur: Oğuz boylarına ait yer ve soy adları, Kıpçak kökenli unsurlar, Rumca ve Lazca kökenli yer adları ile yerel ağızda korunmuş sözcükler aynı vadide yan yana durur. Bu katmanlaşmanın en somut kaydı, mahalle adları listesinde okunabilir.
Rus işgali ve Of direnişi
Birinci Dünya Savaşı'nın Kafkas Cephesi, 1916 başında Doğu Karadeniz kıyısına taşındı. Sarıkamış sonrasında Üçüncü Ordu'nun çökmesi Rus ilerleyişini kolaylaştırdı; donanma desteğiyle ilerleyen Rus kuvvetleri 24 Şubat 1916'da Rize'yi aldı ve Of sınırına dayandı.
Bundan sonrası, yerel tarih yazımında ilçenin en çok anlatılan dönemidir. Baltacı Deresi hattında, sayıca yetersiz muvazzaf birliklerle yöre halkından toplanan gönüllüler birlikte savunma kurdu. Cephe sorumluluğu Üçüncü Ordu'daydı; Of ve çevresindeki birliklerin sevkiyle Avni Paşa ilgileniyordu. Savunma, denizden ve karadan gelen üstün ateş gücü karşısında geri çekilmeyle sonuçlandı; ancak çatışmalar ilçe sınırlarında birkaç hafta sürdü ve Rus birliklerine ciddi kayıp verdirildi. Kelali Tepeleri'ndeki direniş, ilçe düştükten sonra bile birkaç gün devam etti.
İşgal yaklaşık iki yıl sürdü. Bu dönemde bölgeden büyük bir muhacirlik dalgası çıktı; aileler batıya ve iç kesimlere göç etti. Rusya'daki devrimlerin ardından Aralık 1917'deki Erzincan Mütarekesi ile Rus çekilmesi başladı ve 24 Şubat 1918'de Trabzon ile doğusundaki ilçeler kurtarıldı.
Hasan Umur'un 1949 tarihli Of ve Of Muharebeleri kitabı, bu dönemin ilçe ölçeğinde derlenmiş en bilinen kaynağıdır. Yerel anlatıda direniş, çoğu zaman Millî Mücadele'nin habercisi olarak yorumlanır; bu yorum tarih yazımında tartışmalı olmakla birlikte, yöre hafızasındaki yerini korur.12
Cumhuriyet dönemi
Savaş sonrası dönem Of için yeniden kurulma yıllarıydı. Nüfus 1927 sayımında 64.585'e ulaşmıştı ve neredeyse tamamı kırsalda yaşıyordu. Ancak ilçenin bu dönemdeki iki büyük kırılması afet ve idari bölünme oldu.
1929 seli, ilçe hafızasına "Of felaketi" olarak geçti. Dik yamaçlar, geçirimsiz zemin ve yoğun yağışın birleşmesiyle dere yatakları taştı; can ve mal kaybının ardından bazı aileler Maçka'ya göç etmek zorunda kaldı. Bu olay, vadinin bugün de en belirgin doğal riskinin taşkın ve heyelan olduğunu hatırlatan tarihsel bir referanstır.
Çayın gelişi, yüzyılın ikinci yarısında ilçenin ekonomisini baştan kurdu. Rize merkezli çay tarımının Trabzon'un doğu ilçelerine yayılmasıyla Of'ta yamaçlar teraslandı; mısır ve fındık ağırlıklı geçim düzeninin yerini nakit getiren tek ürün aldı. Aynı dönemde sahil yolunun gelişmesi ilçeyi Trabzon–Rize hattına sıkı biçimde bağladı.
İdari bölünme ise 1948'de Çaykara ile başladı, 1980'lerin sonu ile 1990 arasında Hayrat ve Dernekpazarı ile tamamlandı. Of, yüzölçümünün ve yayla kuşağının önemli bir bölümünü bu süreçte kaybetti. 2012'deki büyükşehir düzenlemesi ise köy tüzel kişiliklerini sona erdirerek yerleşim yapısını bugünkü hâline getirdi.
Yüzyılın son çeyreğinde ilçenin belirleyici olgusu göç oldu. İstanbul, Ankara, Bursa ve Kocaeli'ye yönelen dışa göç, ilçe nüfusunu düşürürken güçlü bir hemşehri ağı da yarattı. Bu ağın yazın geri dönmesi, Of'un demografisini yıl içinde iki farklı ilçeye dönüştürür.
Kaynak sorunu
Of tarihine ilişkin popüler anlatılarda sıkça abartılı rakamlar dolaşır: medrese sayıları, talebe sayıları ve nüfus verileri bunların başında gelir. Akademik literatürde bu rakamların salname kayıtlarıyla karşılaştırılarak düzeltildiği çalışmalar mevcuttur.5 Bu portalda, mümkün olan her yerde arşiv temelli veya hakemli çalışmalara dayanan rakamlar tercih edilmiş; tartışmalı olanlar açıkça belirtilmiştir.
İkinci bir güçlük, idari sınır değişiklikleridir. 1948 öncesi Of verileri bugünkü Çaykara, Dernekpazarı ve Hayrat'ı da kapsar. Bu nedenle 1927 ile 2022 nüfusunu doğrudan karşılaştırmak yanıltıcıdır.
Üçüncüsü, işgal dönemi gibi duygusal yükü ağır konularda yerel anlatı ile arşiv kaydı arasındaki mesafedir. Yöre hafızası bu dönemi kahramanlık anlatısı olarak taşırken, arşiv kaynakları çoğu zaman daha karmaşık bir tablo verir. Portal, ikisini birbirinin yerine koymamaya özen gösterir.